->

atv’de ekrana gelecek “Yaban Gülü” iki kadının yaşam mücadelesini anlatıyor. Bu kadınlardan biri Ayten(İpek Tenolcay), eşini yitirmiş, beş parası olmayan bir kadın. Yetişkin bir oğlu ve bir kızı olan Ayten, hem onları korumaya hem de ailenin maddi ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Para kazanması şart, ama bunu yaparken etik değerlerden ve adalet duygusundan ödün vermiyor. Belki eğiliyor, ama kırılmıyor… Diğer mücadele kızı Laçin’in(Hatice Şendil) mücadelesi. Laçin yaşadıkları sonucu, paranın bir güç olduğu sonucuna ulaşmış bir genç kız… Parayı kazanabilmek için hiç bir engel tanımadan her yolu doğru kabul ediyor. Hatta, yıllar önce dedesinin annesini evlendirmek istediği Selim’le, sadece zengin olduğu için beraber yaşamayı kabul edecek kadar! “Yaban Gülü” iki ayrı kulvarda yaşam mücadelesini sürdüren iki kadının öyküsü. Esen rüzgarla savrulan iki kadını anlatıyor…
Devamını Oku »
->

Hüsnü’nün başı çocuklarıyla belada
Genç bir çiftin evlerine misafir olan Müzeyyen adlı bir kadın, çiftin bebeklerini çalmıştır. Ekip, büroya gelen telefonun ardından kaybolan bebek için soruşturma başlatır. Ekip kadını takip ederek, bebeği satmaya çalıştığı aileyle birlikte yakalar. Servet adlı bir adam, borç aldığı Kemal adlı kişiye borcunu ödemeye çalışmaktadır. Servet peşindeki Kemal’le uğraşırken ortadan kaybolan karısı için, Ekip seferber olur. Tunç’un iyileşmesi Mesut başta olmak üzere tüm Ekip’in yüzünü güldürür. Ferda; Suat ve Zeliha’yı kadınlar hamamına götürür. İçeri giremeyen Metin ve Tekin ise Hüsnü’nün başını yine belaya sokarlar.

“Çocuğum zorla yemek yiyor, Çocuğum yemek yemiyor; ben de zorla ağzına tıkıyorum bu doğru mu?” türündeki yakınmalar size pek de uzak olmasa gerek.
İştahsızlık, çocuğun besini almamak istememesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Anemi, barsak parazitleri, hastalıklar çocukta iştah kaybına neden olabilir. Çocukların birçoğu yemeğe karşı iştahsızken, birçoğu da yemeyi reddeder ya da seçici davranır. Bu durum, özellikle 2 yaş civarında sık rastlanan olumsuz yeme davranışlarıdır. Çoğu durumda çocuk iyi besleniyor, ancak ailenin beklentisi doğrultusunda yemiyordur.
Devamını Oku »
 |
Kadınların katma değeri yüksek nitelikli ve düzgün iş ve alanlarda istihdam edilebilmeleri için girişimciliği destekleyen politikalar izlenmesi gerektiği bildirildi.
Hak-İş Kadın Platformunca “Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine İlişkin Gelişmeler” başlıklı rapor hazırlandı. Raporda, toplumsal ve siyasal yaşamda sahip oldukları hakları en iyi biçimde kullanan kadınların, ülkelerinin kalkınmasına, gelişmesine ve çağdaşlaşmasına büyük katkı sağlayacağı belirtildi.
Yasal düzenlemelerdeki avantajlı duruma rağmen Türkiye’nin kadın nüfusuna ilişkin gösterge ve verilerinin geleneksel sosyo-kültürel yapının da etkisiyle uluslararası arenadaki ülkelerin çok gerisinde kaldığı ifade edilen raporda, Türkiye’nin çağdaşlık iddiasının sürdürmesinin de kadınların hak ve özgürlüklerini ‘eşitlik ilkesi’ çerçevesinde kullanabilmelerine, toplumsal statülerinin güçlendirilmesine ve bütün ön yargılardan uzak olunmasına bağlı olduğu vurgulandı.
Devamını Oku »
 |
Bilim adamları araştırdı: Mutlu olmak için ne gerekiyor? Sonuç insanlık dersi gibi çıktı.
Kanadalı araştırmacılara göre, insanı mutlu eden çok para değil, parayı başkaları için harcamak. Science dergisinde yayınlanan araştırmada, gelirinin bir kısmını başkaları için harcayanların, bunu yapmayanlardan daha mutlu oldukları saptandı.
Günde 5-6 lira başkası için harca
Araştırmayı yapan British Columbia Üniversitesi uzmanlarına göre, başkaları için 5 dolar (6,25 YTL) harcamak bile huzur duymak için yeterli. Araştırma çerçevesinde 630 kişiye ne kadar mutlu oldukları, yıllık gelirleri, kazançlarını nerelere harcadıkları gibi sorular soruldu.
Devamını Oku »
 |
Mersin’de boyları 110 ve 121 santimetre olan çift, 12 yıl önce nikah masasında verdikleri “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta…” sözünü yaşamın getirdiği güçlüklere rağmen tutuyorlar.
Yakınları aracılığıyla görücü usulüyle hayatlarını birleştirmeye karar veren 110 santimetre boyundaki Mehmet (43) ile 121 santimetre boyundaki Nursel Aşanbuğa (47), birbirlerini çok sevdiklerini belirterek, sevgilerini “Aşkımız boylarımızdan büyük” ifadesiyle tanımlıyorlar.
Her sabah evden birlikte çıkıp, tanışmalarına yol açan oto tamircisi Hüseyin Gökçay’ın iş yerinin bir bölümüne kurdukları çay ocağında geçimlerini sürdürdüklerini belirten çift, günlük ortalama 7-8 YTL kazandıklarını ifade ediyorlar.
Devamını Oku »

Genco, kardeşi için Pınar’dan vazgeçiyor
Kanal D’nin, başrollerini Alpay Atalan ve Selen Seyven’in paylaştıkları sevilen dizisi “Genco” bu hafta da heyecan ve duygu yüklü bir bölümle ekrana geliyor. Beğeniyle izlenen dizinin bu bölümünde; Genco, kardeşini kazanmak için Pınar’ı kalbine gömmek zorunda olduğunu bir kez daha anlıyor. Ve, iki gencin aşkına, Pınar’ın babası ile Genco’nun kardeşinin gölgesi düşüyor.
Üst üste öğrendiği gerçekleri kaldıramayan Özge, alkol alır ve Cüneyt’in evine gelir. Özge her ne kadar kendinde olmasa da, Cüneyt’in davranışlarından şüphelenir ve onun, panik içinde evinin bir odasını kilitlediğini görür. Fırsatını bulup odaya giren Özge gördükleri karşısında şoke olur. Zira, Cüneyt’ten böyle bir şey beklememektedir.
Pınar da annesi ve Derin ile geçici olarak Tibet’in evine sığınır. Pınar, bir an önce yeni bir düzen kurmak için kiralık ev bakar. Selin ise babası ve onun sağladığı konforu bırakmak istemez. Özge kendinden gerçekleri sakladıkları için Genco’yu da Pınar’ı da affetmez. Bütün barışma girimlerini elinin tersi ile iter. Üstelik Genco’nun duruşmasında ağabeyinin lehine şahitlik yapmaktan da vazgeçer. Duruşmada bu yüzünden tehlikeye girer. Genco’nun dünyası başına yıkılır. Kardeşini kazanmak için Pınar’ı kalbine gömmek zorunda olduğunu bir kez daha anlar. Genco ve Pınar’ın aşkına, bir baba ve bir kardeşin gölgesi düşmüştür. Bütün bu ümitsizliğin içinde çok şaşırtıcı bir gelişme yaşanır. Genco sonunda kendisini takip edenle yüz yüze tanışır. Hiç ummadığı bu adamdan hiç beklemediği bir teklif alır.

Halil, Mustafa ile karşı karşıya
Halil ve Mustafa tüm yaşananlardan sonra ilk kez karşı karşıya kalırlar. İntikam hırsı ve vicdanı arasında kalan Halil önemli bir karar verecektir.
Menekşe, Halil’in Mustafa’nın peşinden gittiğini öğrenir. Ve başka bir hesaplaşma başlar. Evdeki gerginliği sürpriz bir misafir değiştirecek, yaşananlara başka gözle bakmalarına sebep olacaktır. Öte yandan Mithat da geçmişi ile bir hesaplaşma yaşamaktadır. Halil’in gerçek oğlu olma ihtimali bile onu koruması için yeterli nedendir ona göre. Bu kararla Semih’ten yardım ister. Şimdi roller değişmiş, Mithat av Semih avcı olmuştur. Mithat’ı adım adım izleyen Halil, kendini büyük bir hesaplaşmanın içinde bulur. Bu buluşma Halil’in hayatını değiştirecektir.

Asi ve Demir arasındaki gerilim devam ediyor
Kerim ve Defne’nin evliliğine Neriman, İhsan ve Süheyla karşı çıkarlar. Gidecek yerleri olmayan yeni evli çifte Cemal Ağa kucak açar. Ailelerin bu evliliğe karşı sergilediği sert tutum Defne’yi etkiler ve Kerim’le ilişkisine yansır. Asi ve Demir, kardeşlerinin mutluluklarına ortak olmaya çalışırken kendi aralarındaki gerilim devam etmektedir. İhsan, Aslan’ın gönlünü kazanmaya, aralarındaki buzları eritmeye çalışırken Süheyla yaptığı hamlelerle buna engel olur. Aslan’ı nüfusuna geçirerek oğlunu kendi tarafına çeker. Artık şirkette Aslan da söz sahibidir. Bu durum Aslan’ın İhsan’a karşı hissettiği hıncı iyice körükler. Aslan, İhsan’ı bitirme noktasına gelir. Bu düşmanlığın bu kadar sert yaşanması, bu arada da Demir ve Asi’yi etkilememesi imkansızdır. İkili neredeyse birbirinden tamamen kopma noktasına gelir.

Ali Rıza ile Hayriye arasında gerginlik
Kanal D’nin başrollerinde Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar ve Caner Kurtaran’ın oynadıkları, Reşat Nuri Güntekin’in ölümsüz eserinden günümüze uyarlanan sevilen dizisi “Yaprak Dökümü”nün bu bölümünde; masum bir tesadüf, Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım arasındaki gerginliği büyütüyor. Hayriye Hanım da, bir süre evden uzaklaşmak için Fikret’e gidiyor.
Ali Rıza Bey’in yıllar önce kapattığı defter yeniden açılmış, geçmişin ayak sesleri evde duyulmaya başlamıştır. Ali Rıza Bey’in çok eskilerde kalan duygularını kıskanan Hayriye Hanım’ı yatıştırmak mümkün değildir.
Ferhunde için eğlenceli olan bu durum, onu sıkıntılarından geçici de olsa uzaklaştırır.Şevket ise borç batağından kurtulmaya çalıştıkça daha da gömülmektedir. Kendi kozasını örmekle o kadar meşguldür ki, Ali Rıza Bey’in, sıkıntılarını anlayamaz.
Masum bir tesadüf, Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım arasındaki gerginliği büyütür. Hayriye Hanım bir süre evden uzaklaşmak için Fikret’e gider. Huzursuzluğun kokusunu alan Cevriye Hanım’a gün doğmuştur. Gece gelen beklenmedik ziyaretçiler, ailenin bütün hayatını değiştirecek olayların habercileri olurlar.