Panik atak en çok hangi illerde


Panik atak en çok hangi illerde

Psikiyatrik şikayetler günümüz dünyasında giderek artıyor. Yaşanan sorunlara karşı tahammül eşiği giderek aşağıya düşüyor. Bu nedenle de strese bağlı olarak pek çok ruh sağlığı şikayetleri dile getiriliyor. İlişki sorunları en sık yaşanan problemlerden. Konuşmayı unutan, kendini ifade edemeyen, çok kolay kavga eden bir toplum olma yolunda hızla yol almaktayız. Türkiye acaba hangi sorunları yaşıyor? İnsanımızın en çok sorduğu ruh sağlığı soruları nelerdir? Psikiyatrik sorunlara çare aramak bakımından hangi seviyedeyiz? NP Grup Uzman Psikologlarından Necmettin Gürsoy bu konulara açıklık getirdi.
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags: , ,

Yürüyüşün 24 faydası


Yürüyüşün 24 faydası

Uzmanlar, her yürüyüşün faydalı olmadığını, tempolu ve en az yarım saatten sonra devam ettirilen yürüyüşün faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, yürüyüşün 24 faydasını şöyle sıralıyorlar…

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR:

1- Kilo vermek amacıyla naylon vb. gibi giysiler vücuda sarılmamalı.
2- Sağlık sorunları olanlar ve 40 yaşın üstündekiler doktora görünmeden, yürüyüş programına başlamamalı.
3- Diyabet, hipertansiyon ve diğer sistematik hastalığı bulunanlar sık sık doktor kontrolünden geçmeli.
4- Ciddi bir yemek sonrası hızlı ve ağır yürüyüşler yapılmamalı.
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags:

Şeker hastaları nelere dikkat etmeli?


Şeker hastaları nelere dikkat etmeli?

Yorum Yok »

Tags: ,

Masal evin masal bahçesi

Bayanlara özel, Erkeklere özeladmin29 Haziran 2008

Masal evin masal bahçesi

Bahçenin içinde, kaybetmek kendini… Saklanmak yani sıkıntılardan ve üzüntülerden, sığınmak yeşile.

“Bir varmış bir yokmuş”la başladı masal: İstanbul’un yanı başında, Mahmut Şevket Paşa Köyü’nde taştan bir ev varmış.Öyle büyük bir bahçesi varmış ki bu evin, görenler hayran olurmuş… Oradaydık! Biz de hayran kaldık.

Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags: ,

Başkaları için harca mutlu ol

Bayanlara özel, Erkeklere özeladmin23 Mart 2008

Başkaları için harca mutlu ol

Bilim adamları araştırdı: Mutlu olmak için ne gerekiyor? Sonuç insanlık dersi gibi çıktı.

Kanadalı araştırmacılara göre, insanı mutlu eden çok para değil, parayı başkaları için harcamak. Science dergisinde yayınlanan araştırmada, gelirinin bir kısmını başkaları için harcayanların, bunu yapmayanlardan daha mutlu oldukları saptandı.

Günde 5-6 lira başkası için harca

Araştırmayı yapan British Columbia Üniversitesi uzmanlarına göre, başkaları için 5 dolar (6,25 YTL) harcamak bile huzur duymak için yeterli. Araştırma çerçevesinde 630 kişiye ne kadar mutlu oldukları, yıllık gelirleri, kazançlarını nerelere harcadıkları gibi sorular soruldu.
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags: ,

“Aşkımız boyumuzdan büyük”


Aşkımız boyumuzdan büyük

Mersin’de boyları 110 ve 121 santimetre olan çift, 12 yıl önce nikah masasında verdikleri “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta…” sözünü yaşamın getirdiği güçlüklere rağmen tutuyorlar.

Yakınları aracılığıyla görücü usulüyle hayatlarını birleştirmeye karar veren 110 santimetre boyundaki Mehmet (43) ile 121 santimetre boyundaki Nursel Aşanbuğa (47), birbirlerini çok sevdiklerini belirterek, sevgilerini “Aşkımız boylarımızdan büyük” ifadesiyle tanımlıyorlar.

Her sabah evden birlikte çıkıp, tanışmalarına yol açan oto tamircisi Hüseyin Gökçay’ın iş yerinin bir bölümüne kurdukları çay ocağında geçimlerini sürdürdüklerini belirten çift, günlük ortalama 7-8 YTL kazandıklarını ifade ediyorlar.
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags:

Hayatınız sıkıcı mı?

Bayanlara özel, Erkeklere özeladmin17 Mart 2008

Hayatınız sıkıcı mı?

Uzun zamandır hayatınız dümdüz uzanan, soğuk ve sıkıcı bir yola mı benziyor? Hep aynı çevre, aynı iş, aynı arkadaşlar, aynı erkek… Oysa bu rutini kırmak ve yaşamınızın akışını değiştirmek elinizde. Nasıl mı? İşte cevabı…

Bir kadın hayatındaki her şey yolunda giderken, iyi bir işi, harika bir sevgilisi ve sadık dostları varken, istediği yere gidip istediğini yapacak maddi olanaklara sahipken, ufak tefek gündelik problemler dışında elle tutulur hiçbir sorunu yokken mutsuzluğun ve tuhaf bir boşluk hissinin pençesine düşebilir mi? Düşebilir, hem de kolayca… Rutin bir hayat sürmek, her sabah kalkıp bir önceki günün aynısını tekrarlamak, sık sık “Ben bu anı daha önce yaşamıştım” hissine kapılmak, her hafta sonu aynı mekanlara gidip aynı yüzleri görmek bazen insanı amansız bir hastalık gibi avucunun içine alan, ruhundaki enerjiyi tüketen, yaşama sevincini körelten bir can sıkıntısına neden olur. Böyle zamanlarda hayatımızın inişsiz çıkışsız, engelsiz, tehlikesiz, sapaksız, tuzaksız bir yol olduğunu düşünür, adeta umutsuzluğa kapılırız. Hatta zihnimizde “Bir sorunum olsa da onunla uğraşsam, hayatıma renk gelse…” gibi abuk sabuk fikirler bile belirir. Kendi içimizden çıkmak, kimliğimizden uzaklaşmak, bambaşka bir yerde bambaşka bir hayata başlamak isteriz.

Yaşamı baştan yaratmak
Eğer siz de son zamanlarda sık sık bu tür hislere kapılanlardansanız ve art arda sıralanan günlerden oluşan upuzun zincire bağlanmış sürüklendiğinizi hissediyorsanız, hayatınızda ciddi bir reform yapmanızın zamanı geldi demektir. Ancak sakın bu reformu gayet iyi giden bir duygusal ilişkiyi bitirerek, arkadaşlarınızla görüşmeyerek ya da rahat bir hayat yaşamanızı sağlayan işinizden ayrılarak yapacağınızı sanmayın. Çünkü böylesi gereksiz ve anlamsız bir maceraya atılmaktan öte hiçbir işe yaramaz. Unutmayın ki, hayatınıza bir şeyler eklemeye ihtiyacınız var, ondan bir şeyler eksiltmeye değil.

Yeni bir başlangıç için öncelikle kendinize sormanız gereken bazı sorular var ve hayatınızı tekdüzelikten kurtaracak güce ve enerjiye sahip olup olmadığınızı anlamak için bu soruları dürüstçe yanıtlamanız şart. İşte yaşamınızı değiştirecek dokuz soru:
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags: ,

Flörtle evlenenler daha çok boşanıyor

Bayanlara özel, Erkeklere özeladmin14 Mart 2008

Flörtle evlenenler daha çok boşanıyor

Flört ederek evlenenlerle ilgili yapılan bir araştırma çok şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkardı.

PAMUKKALE Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Herken, flörtle evlenenlerin boşanmaya daha yatkın olduklarını söyledi.

Denizli Belediyesi ve Kadın Gelişim ve Kültür Derneği (KAGED) tarafından evlenecekleri eş seçiminde ve evli çiftlerin nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda bilgilendirmek için Çatalçeşme Oda Tiyatrosu’nda bir konferans düzenlendi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Hasan Herken, gençlere eş seçimi ve evlilik konusunda bilgi verdi.

Erkeklerin ve kadınların eş seçerken ne istediğini bilmeden hareket ettiklerine dikkati çeken Doç. Dr. Hasan Herken, şöyle konuştu:
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags: ,

Teknoloji çiftlerin yatak odalarını ayırdı

Bayanlara özel, Erkeklere özeladmin07 Mart 2008

İngiltere’de çiftlerin önemli bir bölümünün ayrı yataklarda uyuduğu belirtilirken, bundan teknoloji sorumlu tutuldu.

Daily Mail’in internet sitesindeki habere göre, Uyku Konseyi tarafından yapılan araştırmaya katılan çiftlerin yüzde 9′u, daima yalnız uyuduklarını söylerlerken, yüzde 16’sı, ayda en az bir kere ayrı yataklarda yattıklarını bildirdiler.

Araştırmaya göre, Londralıların yüzde 39′u, kesintisiz bir uykuyu tercih ettikleri için eşlerinden ayrı uyuyor. Yorkshire’dakiler yüzde 14′ü ve İskoçya’dakilerin yüzde 16’sı düzenli olarak ayrı yataklarda yatıyor.

Konsey, bu durumun müsebbibinin teknoloji olduğunu belirterek, insanların artık uykudan önce çeşitli bilgisayar oyunları oynamayı, arkadaşlarıyla e-posta yoluyla yazışmayı, müzik dinlemeyi, bilgisayarda sörf yapmayı tercih ettiğine dikkat çekti.

Bunun, çiftlerin ortak yataklarını ayırmaları anlamına geldiği, genç çiftlerin artık birbirlerine kolayca, “rahatsız olmamak için ayrı odada yatacağını” söyleyebildiği belirtildi.

Yaklaşık 1400 İngiliz üzerinde yapılan araştırmaya göre, her 10 kişiden sekizi uyumadan önce gameboy oynuyor. Her üç kişiden biri yatakta telefon konuşması yapıyor veya e-posta gönderiyor, her beş kişiden biri internette sörf yapıyor, bilgisayarda oyun oynuyor veya müzik dinliyor. Buna karşılık sadece her 10 kişiden biri uyumadan önce dua ediyor.

Yorum Yok »

Tags: ,

Aşk hastalık mı?


Aşk hastalık mı?Aşkın, beyinde muhakeme yeteneğini çalıştıran bölümü etkisiz hale getirdiği, beyindeki kimyasallardan serotoninin aşıklarda ve saplantılı kişilik bozukluğu olanlarda aynı seviyede olduğu belirlendi.

İnsanoğlunun en güçlü ve coşkulu ruh hallerinden olan aşkın nörolojik temellerini araştıran nörologlar, bu sevgi ve arzunun yoğunluğunu ölçtüler. Londra Üniversitesi Nörobiyoloji profesörlerinden Semir Zeki, fonksiyonel MRI kullarak yaptığı araştırmada, 17 kişiye önce sevdiği kişinin, ardından da arkadaşlarının fotoğrafları gösterilerek, serebral kan akışları izlendi. Araştırmada insana müthiş mutluluk ve haz veren aşkın, kişilerdeki “muhakeme yeteneğini yitirdiği” ve “saplantılı kişilik bozukluğuna” neden olduğu ortaya çıktı.

BEYİN KİMYASI DEĞİŞİYOR

Araştırmaya göre, aşk, beyinde güven, inanç, haz duyma ve ödüllendirme fonksiyonlarını etkinleştiriyor. Aşık olanlarda oksitosin ve vazopressin maddeleri fazla salgılanıyor ve bu da karşıdaki kişiye olan bağlılığı artırıyor. Tek eşli kadın ya da erkeklerde daha çok oksitoksin salgılanıyor. Aşıkken depomin ve norepinefrin artıyor. Depomin motivasyon artışına, mutluluk, heyecan, uykusuzluk, kalp çarpıntısı ve nefes darlığına neden oluyor. Norepinefrin de heyecan ve enerji düzeyini artırırken, uyku ve iştahı kaçırıyor.

ZİHİN YANILMASI

Aşk, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de etkisiz hale getiriyor. Aşık olan kişiler, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybediyor. “Aşıkken tamamen kör oluyor” ve aşık olunan kişinin olumsuzlukları beynin bu bölgelerinin çalışmaması nedeniyle görülemiyor.
Beynin ‘zihin teorisi’ olarak adlandırılan ve başkalarıyla farklılıklarını ortaya koyan mekanizması da aşık olunca devreden çıkıyor. Bu nedenle kişiler aşık olduklarıyla aralarında bir ayrım yapmıyor ve onu kendisi gibi görüyor.

TAKINTILI SEVGİ

Araştırma, aşkın, insanları nasıl saplantılı hale getirdiğini de açık şekilde ortaya koyuyor. İnsanların beynindeki kimyasallardan serotonin seviyesi aşık olanlar da, saplantılı (obsesif kompülsif bozukluğu) kişilerinkiyle aynı seviyede bulunuyor.
Aşk bir yandan kişiye huzur ve güven verirken, diğer yandan ayaklarını yerden kesiyor. Beyindeki ‘medial insula’ bölümü aşkla aktive oluyor. Agresif davranışlarla ilgili bu bölüm aşık kişilerde çalışıyor ve anlaşmazlıkların üstesinden gelmeye yarıyor. Aşk, duygulanım, dikkat, motivasyon ve hafıza ile ilgili beyin alanlarını aktif hale getiriyor. Bu yapıların aktifleşmesi, stresin azalmasına neden oluyor.
Devamını Oku »

Yorum Yok »

Tags: ,

« Previous Entries



Forumdan Son Mesajlar



eXTReMe Tracker